Türkiye’de Savunma Elektroniğini ASELSAN, HAVELSAN ve Meteksan Nasıl Paylaşıyor

Türkiye’de Savunma Elektroniğini ASELSAN, HAVELSAN ve Meteksan Nasıl Paylaşıyor

Türkiye’de savunma elektroniği denince akla ilk ASELSAN gelir. Rakamlar buna hak veriyor, ama resmin tamamı değil. Radar ve elektronik harp bir şirkette, komuta kontrol yazılımı ve simülasyon başka birinde, sonar ve sualtı akustiği üçüncüsünde toplanıyor; kriptoloji ve siber güvenlik ise büyük ölçüde kamu Ar-Ge kurumlarının elinde. Bu yazıda sektörü kimin neyi yaptığı üzerinden haritalıyoruz.

Savunma Elektroniği Şirketleri Türkiye’de Nasıl Dağılıyor?

Sektörün çekirdeğini üç şirket oluşturuyor. ASELSAN ile HAVELSAN, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı (TSKGV) çatısında; Meteksan ise Bilkent Holding’e bağlı özel bir şirket. Çevrelerinde STM ve TÜBİTAK BİLGEM gibi yazılım, siber ve kripto tarafında ağırlık taşıyan kurumlar duruyor.

Kurum Kuruluş Sahiplik Ağırlıklı alan
ASELSAN 1975 Çoğunluk TSKGV, bir bölümü Borsa İstanbul’da işlem görüyor Radar, elektronik harp, haberleşme, elektro-optik, aviyonik, hava savunma
HAVELSAN 1982 TSKGV kuruluşu Komuta kontrol, savaş yönetim sistemleri, simülasyon, insansız kara araçları
Meteksan Savunma 2006 Bilkent Holding Radar, sonar, sualtı akustiği, gözetleme
STM 1991 Başlıca hissedar Savunma Sanayii Başkanlığı Proje yönetimi, siber güvenlik, deniz platformları, insansız sistemler
TÜBİTAK BİLGEM Kamu Ar-Ge merkezi TÜBİTAK Kriptoloji, siber güvenlik, yazılım, elektronik harp, sensörler

Tablodaki sıralama önem sırası değil, kuruluş ve uzmanlık düzenidir. Pay oranları zaman içinde değiştiği için güncel dağılım için şirketlerin KAP bildirimlerine bakmak gerekir.

ASELSAN Sektörde Neden Merkez Konumda?

ASELSAN, ordunun haberleşme ihtiyacını karşılamak üzere 1975’te Ankara’da kuruldu. Bugün radar ve elektronik harptan hava savunmaya, güdümlü mühimmattan deniz sistemlerine kadar uzanan bir portföyü var. Şirketin aviyonik ve güdüm, haberleşme ve bilgi teknolojileri, radar ve elektronik harp, mikroelektronik ve elektro-optik gibi sektör gruplarında çalıştığı biliniyor. Tarihsel dönüşümün ayrıntısı için ASELSAN’ın ambargodan doğan bir vakıf şirketinden savunma elektroniği devine dönüşümünü anlattığımız yazıya bakılabilir.

Finansal göstergeler ölçeği açıkça gösteriyor. Breaking Defense’in aktardığına göre ASELSAN 2025’te 180,4 milyar lira, yani yaklaşık 4,11 milyar dolar gelir elde etti; bu, reel olarak yüzde 15’lik artış demek. Yeni sipariş girişi 9,6 milyar dolara, sipariş portföyü ise 20,4 milyar dolara çıktı. Şirket aynı yıl Ar-Ge’ye yaklaşık 1,36 milyar dolar harcadı. İhracat tarafında yıl içinde 2 milyar doları aşan yeni sözleşme imzalandı; bunların arasında Polonya ile yapılan yaklaşık 410 milyon dolarlık elektronik harp anlaşması öne çıkıyor.

2026’nın ilk yarısında tablo daha da büyüdü. Quwa’nın aktardığı verilere göre gelir 88,5 milyar liraya ulaştı (reel yüzde 25 artış), sipariş portföyü 23,2 milyar dolara yükseldi. Aynı dönemde ihracatın gelirdeki payı yaklaşık yüzde 17 düzeyinde kaldı; yani şirket hâlâ ağırlıklı olarak yurt içi siparişle büyüyor. ASELSAN, Defense News Top 100 listesinde de 40. sıraya çıkarak ilk kez ilk 40’a giren Türk savunma şirketi oldu.

Şirketin elektronik harp ve radar tarafı, ürün bazında daha yakından izlenmeye değer. KORAL ailesinin yeni sürümleri SAHA 2026’da tanıtıldı; MURAD AESA burun radarı ise çip seviyesinden sistem entegrasyonuna kadar yerli geliştirme olarak sunuluyor. Bu alanlar için KORAL II radar elektronik destek ve taarruz sistemi ile Türkiye’nin AESA radarlarını çipten nasıl kurduğunu anlatan yazılarımıza göz atabilirsiniz.

HAVELSAN Elektronikten Çok Yazılım mı Üretiyor?

Büyük ölçüde evet, ama bu onu daha az stratejik yapmıyor. 1982’de Hava Elektronik Sanayii adıyla kurulan HAVELSAN, komuta kontrol, savaş yönetim sistemleri, simülasyon ve eğitim, bilgi ve iletişim teknolojileri, siber güvenlik ve insansız otonom sistemler alanlarında çalışıyor. Şirketin web sitesi kendisini TSKGV kuruluşu olarak tanıtıyor.

Ürün tarafında ADVENT savaş yönetim sistemi ailesi öne çıkıyor. ADVENT’in bir NATO üyesi ülkeye, Romanya’ya yönelik CAm.ROMAN korvet satışı kapsamında ilk kez ihraç edildiği basında yer aldı. Şirket ayrıca ADVENT-AI adlı yapay zekâ destekli karar katmanını SAHA 2026’da ilk kez gösterdi. Kara tarafında BARKAN insansız kara aracı ailesi var; EFES 2026 tatbikatında BARKAN-2’nin yaralı tahliye senaryosunda kullanıldığı, yeni nesil BARKAN-3’ün ise geliştirme aşamasında olduğu aktarıldı. Tatbikatta ayrıca BERTUĞ harp oyunu sistemi ve hava kuvvetleri komuta kontrol sistemi AICCS de sahaya çıktı.

Ticari rakamlar için şirket açıklamalarına dayanan haberlere bakmak gerekiyor: 2025’te net satışlar bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 25 artarak 500 milyon doları aştı. Simülasyon tarafında şirket, resmî haber odasında Airbus A320 uçuş simülatörü sipariş sayısını 6’ya, Boeing 737 MAX simülatörü sipariş sayısını ise 5’e çıkardığını duyurdu. Mısır’da AOI ile imzalanan Hamza-1 VTOL insansız hava aracı satış sözleşmesi de eylül 2026’nın başlıklarındandı. Şirketin yapısı ve ürünleri için HAVELSAN şirket profili yazımıza bakabilirsiniz.

Meteksan Savunma Hangi Boşluğu Dolduruyor?

Meteksan, 2006’da Bilkent Holding bünyesinde kuruldu ve Ankara merkezli çalışıyor. Radar sistemleri, çevre güvenlik ve gözetleme, elektro-optik, haberleşme ve simülatörlerin yanında özellikle sualtı akustiğiyle tanınıyor. Gövde sonarı YAKAMOS ve denizaltı sonar paketi SUBS portföyün bilinen kalemleri. Mayıs 2026’da SAHA EXPO’da tanıtılan Milli Sentetik Açıklıklı Sonar MİLSAS ise şirketin en yeni vitrin ürünü. Naval News’in aktardığına göre sistem deniz tabanı ve su altı hedeflerinin yüksek çözünürlüklü görüntülenmesini sağlıyor; mayın karşı tedbirleri, deniz tabanı haritalama ve su altı altyapı denetimi başlıca kullanım alanları. Üretimin 2026’da tamamlanması ve kabul testlerinin ardından envantere girişin 2027 başında beklenmesi basında yer aldı.

Şirketin ihracat izi de küçümsenecek gibi değil. Şirket, sistemlerinin Asya, Orta Doğu, Afrika, Güney Amerika ve Avrupa’da yirmiden fazla ülkenin silahlı kuvvetlerinde kullanıldığını söylüyor; çalışan sayısı ise yaklaşık 450 olarak aktarılıyor. Meteksan’ı ayrıntılı tanımak için Meteksan şirket profiline, radar üreticilerinin genel dağılımı için ise Türkiye’nin radarlarını kimin yaptığını anlatan yazıya bakılabilir.

Bu Üç Şirketin Dışında Kimler Var?

STM, 1991’de SSB ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne proje yönetimi, sistem mühendisliği ve danışmanlık vermek üzere kuruldu. Bugün savunma elektroniğinin yanında deniz platformları, KARGU gibi insansız sistemler ve siber güvenlik hizmetleriyle de anılıyor; 2016’da Türkiye’nin ilk Siber Füzyon Merkezi’ni kurduğunu açıklıyor. Şirketin geniş portföyü için STM şirket profili yazısına bakabilirsiniz.

Kamu tarafında TÜBİTAK BİLGEM, bilişim ve bilgi güvenliği alanında ülkenin en büyük Ar-Ge merkezlerinden biri. Gebze ve Ankara’daki tesislerinde elektronik, kriptoloji, elektronik harp, sensör sistemleri, yazılım ve siber güvenlik üzerine çalışıyor. Merkez altında Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü, Siber Güvenlik Enstitüsü ve Yapay Zekâ Araştırma Enstitüsü gibi birimler yer alıyor.

Platform üreticileri de kendi aviyonik ve sensör çalışmalarını yürütüyor. Bunun yanında çok sayıda KOBİ, kart tasarımı, mikrodalga bileşenleri ve gömülü yazılım gibi alanlarda ana yüklenicilere tedarik sağlıyor. Bu zincirin işleyişi için KOBİ’lerin ana yükleniciye tedarikçi olma yolunu, firmaların coğrafi yoğunlaşması için ise kümelenme haritasını okuyabilirsiniz.

Savunma Elektroniği Hangi Alt Alanlardan Oluşuyor?

Terim geniş. Radarlar hava, kara ve deniz hedeflerini bulur; elektronik harp sistemleri düşman sinyallerini dinler, bozar ya da yanıltır. Elektro-optik cihazlar kamera ve lazer tabanlı arama ve nişan imkânı verir. Haberleşme ve komuta kontrol yazılımları ise tüm bu sensörlerden gelen veriyi karar vericiye taşır. Sonar ve sualtı akustiği, aynı mantığın denizaltı ve mayın avı tarafıdır; kriptoloji ve siber güvenlik de hepsini koruyan katmandır.

Türkiye’de bu alt alanların her biri tek bir şirkette değil, farklı kurumlarda yoğunlaşıyor. Radar ve elektronik harpte ASELSAN, komuta kontrol ve simülasyonda HAVELSAN, sonarda Meteksan, kriptoloji ve siber tarafta TÜBİTAK BİLGEM ile STM öne çıkıyor. Ancak sınırlar keskin değil: ASELSAN da komuta kontrol, Meteksan da radar üretiyor. Bu örtüşme, yerli rekabeti canlı tutan unsurlardan biri; aynı zamanda ana yüklenicilerin birbirinin alanına girerek portföy genişlettiğini gösteriyor.

Rakamlar Sektörün Büyüklüğü Hakkında Ne Söylüyor?

Büyüklüğün çoğu ASELSAN’da toplanıyor. Aktarılan verilere göre şirket 2026’nın ilk yarısında 1.000’den fazla çalışan ekledi, kapasite yatırımlarını yaklaşık 323 milyon dolara çıkardı ve Ar-Ge harcamasını yaklaşık 804 milyon dolara taşıdı. Aynı kaynaklar FAVÖK marjının yüzde 26,3 olduğunu belirtiyor. Şirketin 2025’te aldığı en büyük yeni siparişler, toplam değeri 2,76 milyar avroyu bulan hava savunma sözleşmeleriydi; Ankara’da Çelik Kubbe üretim tesisine de yaklaşık 1,5 milyar dolarlık yatırım yapıldığı aktarıldı. Asia Pacific Defence Reporter’ın aktardığına göre şirket 97 ülkeye hizmet veriyor, ancak bu sayının kapsamı bağımsız olarak doğrulanmış değil.

HAVELSAN ve Meteksan’ın ölçeği daha küçük, ama yönleri benzer: ihracata açılmak. HAVELSAN simülatör ve savaş yönetim sistemlerinde, Meteksan sonar ve radar tarafında yabancı müşteriye ulaşmaya çalışıyor. HAVELSAN’ın 500 milyon doları aşan 2025 satışı ile ASELSAN’ın 4 milyar dolarlık geliri yan yana konunca, sektörün ne kadar tek merkezli olduğu da görünüyor.

Bu yoğunlaşmanın iki yüzü var. Büyük bir ana yüklenici, ölçek ekonomisiyle yatırım yapabiliyor ve büyük ihracat sözleşmelerini üstlenebiliyor. Öte yandan sektörün önemli bir bölümü tek şirketin teslimat takvimine bağlı kalıyor; HAVELSAN, Meteksan ve STM gibi kurumların tamamlayıcı rolü de burada değer kazanıyor.

Sektörün Güçlü ve Zayıf Yanları Neler?

Güçlü taraf sistem entegrasyonu. Radar, elektronik harp, komuta kontrol, sonar ve savaş yönetim sistemlerinde yerli şirketler hem tasarımı hem yazılımı büyük oranda ellerinde tutuyor. Hava savunma ve Çelik Kubbe gibi büyük programlar bu birikimin üzerine kuruluyor. ASELSAN’ın sipariş portföyünün ve Ar-Ge harcamasının bu hızda büyümesi, sektörün yurt içi talebe dayalı bir sıçrama yaşadığını gösteriyor.

Zayıf halka ise bileşen tarafı. Bu alanda önemli bir adım, ASELSAN ile Bilkent Üniversitesi’nin 2017’de kurduğu AB-MikroNano; şirketin galyum nitrür (GaN) tabanlı transistör ve entegre devre üretimi yaptığı, çıktıların radar gibi uygulamalarda kullanıldığı aktarılıyor. Ancak yarı iletken tedarik zincirinin tamamında dışa bağımlılık sürüyor ve bunun ne kadar hızlı azalacağı bağımsız kaynaklarla doğrulanabilmiş değil.

Sözleşme tarafında belirleyici kurum ise Savunma Sanayii Başkanlığı; kurumun rolünü Savunma Sanayii Başkanlığı’nın görevlerini anlattığımız yazıda bulabilirsiniz.

Defense Türkiye Newsroom Tüm Yazılar

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar