HİSAR Füzeleri Türk Hava Savunmasında Orta Kuşağı Nasıl Dolduruyor

HİSAR Füzeleri Türk Hava Savunmasında Orta Kuşağı Nasıl Dolduruyor

Türkiye’nin hava savunma envanteri anlatılırken dikkat genellikle iki uçta toplanır. Üstte uzun menzilli SİPER, altta omuza veya araca monte kısa menzilli sistemler. Aradaki kuşak ise daha az konuşulur, oysa sahada en çok iş gören katman çoğu zaman odur. HİSAR ailesi bu kuşağı doldurmak için tasarlandı.

Aile, ASELSAN ve ROKETSAN’ın ortak yürüttüğü bir programdan çıktı. Füzeler ROKETSAN’dan, sensör, komuta kontrol ve atış kontrol tarafı ise ASELSAN’dan geliyor. Programın geliştirme ayağında TÜBİTAK SAGE’nin de adı geçiyor.

Alan Bilgi
Sistem ailesi HİSAR-A+, HİSAR-O+, HİSAR-RF
Ana yüklenicilar ASELSAN (sensör, komuta kontrol, atış kontrol), ROKETSAN (füzeler)
Program sözleşmesi Haziran 2011 (SSB, o dönemki adıyla Savunma Sanayii Müsteşarlığı)
HİSAR-A+ önleme menzili 15+ km (ROKETSAN)
HİSAR-O+ önleme menzili 25+ km (ROKETSAN)
HİSAR-RF Radar güdümlü füze, 40+ km mesafede hedef vurduğu açıklandı
Motor Çift darbeli katı yakıtlı roket motoru
Kullanıcı Türk Kara Kuvvetleri

HİSAR hava savunma ailesi neden üç ayrı sistemden oluşuyor?

Tek bir füze her irtifada ve her menzilde verimli çalışmaz. Alçakta hızla gelen bir helikoptere ya da insansız hava aracına yönelik füzeyle, 25 kilometre ötedeki bir savaş uçağını engellemek için tasarlanmış füze aynı ağırlıkta ve aynı maliyette olmaz. HİSAR bu yüzden iki ana kademe halinde kuruldu: alçak irtifa için HİSAR-A, orta irtifa için HİSAR-O. Yeni nesil iyileştirmeler “+” ekiyle anılıyor.

Program Haziran 2011’de sözleşmeye bağlandı. İlk uçuş testi 2014’te yapıldı. Aradan geçen on yılı aşkın sürede aile, prototip aşamasından envantere girmiş bir sisteme dönüştü.

HİSAR-A+ sahada ne iş görüyor?

HİSAR-A+, ailenin alçak menzil üyesi. ROKETSAN’a göre sistem önleme menzili 15 kilometre ve üzeri. Dikey atış yeteneği sayesinde 360 derece koruma sağlıyor. Füze çift kademeli motor ve itki vektör kontrolü kullanıyor, bu da düşük irtifada keskin manevra yapan hedeflere karşı önemli.

Defense News’in aktardığına göre HİSAR-A+ tüm unsurlarıyla birlikte 2021 yazında teslim edilmişti. Hedef listesi geniş. Döner ve sabit kanatlı uçaklar, seyir füzeleri, havadan karaya füzeler ve insansız hava araçları bu listede yer alıyor.

Sistem üssleri, limanları, tesisleri ve manevra halindeki birlikleri korumak için düşünüldü. Yani yalnızca sabit nokta savunması değil, hareketli unsurun yanında yürüyen bir koruma katmanı.

HİSAR-O+ orta kuşağı nasıl kapatıyor?

HİSAR-O+ ailenin asıl ağır siklet üyesi. ROKETSAN önleme menzilini 25 kilometre ve üzeri olarak veriyor. Mercedes-Benz tabanlı 6×6 kamyon şasisine monte fırlatıcı araçları var. Army Technology’nin aktardığı tanıma göre bir araç altı hazır füze taşıyabiliyor. Sistemde 3 boyutlu arama radarı, elektro-optik ve kızılötesi sensörler ile Link 16 bağlantılı atış kontrol ünitesi bulunuyor.

Güdüm yapısı iki aşamalı. Füze orta safhada eylemsiz seyrüsefer ve telsiz veri bağıyla yönlendiriliyor. Son safhada görüntülemeli kızılötesi arayıcı başlık devreye giriyor. Savaş başlığı yüksek patlayıcılı parçacıklı tipte, çarpma ve yakınlık fitilli.

Türk Kara Kuvvetleri’nin envanterine girmeden önce son kabul testinde yüksek irtifadaki hızlı bir hedef vurulduğu bildirildi. Sistem, MSB’nin duyurusuna göre kabul faaliyetlerinin tamamlanmasıyla envantere alındı.

Bir HİSAR-O+ bataryası ne kadar büyük?

Aktarılan bilgilere göre batarya seviyesinde üç fırlatıcı araç ve 18 füze, tabur seviyesinde dokuz fırlatıcı araç ve 54 füze söz konusu. Tespit ve takip menzili savaş uçakları için 40 ila 60 kilometre arasında veriliyor, aynı anda 60’tan fazla hedef izlenebildiği belirtiliyor. Bu rakamlar basında dolaşan özet bilgilerdir, resmî bir teknik föy olarak okunmamalı.

HİSAR-RF ne değiştiriyor?

HİSAR-O+ kızılötesi arayıcı kullanırken HİSAR-RF radar arayıcı başlıklı. Bu fark pratikte kritik. Kızılötesi arayıcı hedefin ısı izine bakar, hava koşullarından ve ısı kaynağı yanıltıcılarından etkilenebilir. Radar arayıcı ise daha uzak mesafede hedefi kilitleyebilir.

SSB Başkanı Haluk Görgün, 15 Ağustos 2024’te HİSAR-RF füzesinin 40 kilometreyi aşan mesafedeki bir hava hedefini vurduğunu açıkladı. Test, HİSAR-O seri üretim kalifikasyon sürecinin parçasıydı. Ocak 2025’te de seri üretim konfigürasyonundaki yeni nesil HİSAR-O bataryasından ateşlenen RF arayıcı başlıklı füzenin hedefi 40 kilometreden uzakta doğrudan vurduğu duyuruldu. Aynı dönemde kalifikasyon testlerinin tamamlandığı bildirildi. Yorumlara göre bu menzil, envanterde yaşlanan I-HAWK sisteminin menziline denk geliyor ve HİSAR-RF’yi onun yerli halefi konumuna getiriyor. Bu yorum resmî bir ilan değil, kamuoyundaki değerlendirme.

SİPER ve SUNGUR ile aralarındaki iş bölümü nedir?

Katmanlı savunmada her sistem farklı bir boşluğu kapatır. Alt tarafta SUNGUR çok kısa menzilli, taşınabilir koruma sağlar. Orta kuşakta HİSAR çalışır. Üst katmanda ise SİPER yüzlerce kilometrelik uzun menzil sorumluluğunu üstlenir. Bu üç yapının bir arada nasıl konumlandığı Çelik Kubbe başlığı altında anlatılıyor.

SİPER ile HİSAR aynı iki firmanın elinden çıkıyor ve çift darbeli motor yaklaşımı ikisinde de ortak.

Üretim ve teslimat süreci nerede?

HİSAR-O+ seri üretimi 2021’de başladı. 2024’te imzalanan yeni seri üretim sözleşmeleri kapsamında, aktarılana göre ROKETSAN’ın füze teslimatları 2025-2029 arasına yayılıyor. Sözleşme bedeli konusunda basında farklı biçimlerde sunulan rakamlar dolaştığı için burada rakam vermiyoruz.

Programın arka planını merak edenler için ROKETSAN’ın motor üreticisinden füze üreticisine dönüşümünü anlatan şirket tarihi yazısı bu aileyi de kapsıyor. Radar ve komuta kontrol tarafı için ise ASELSAN’ın savunma elektroniği geçmişine bakılabilir.

HİSAR-A’nın platform tarafı nasıl şekillendi?

Wikipedia’nın derlediği bilgilere göre HİSAR-A, FNSS üretimi ACV-30 zırhlı aracın üzerinde dört dikey fırlatıcıyla görev yapacak biçimde tasarlandı ve 2 ila 15 kilometre arası menzil için anılıyor. Bu ayrıntı resmî bir ürün föyünde doğrulanamadığı için kesin bir teknik bilgi olarak değil, aktarılan bir tanım olarak okunmalı. Yine de zırhlı araç tabanlı bir çözüm, sistemin manevra halindeki mekanize birliklerle birlikte hareket etme hedefini gösteriyor.

HİSAR-O ise tekerlekli kamyon şasisinde. Bu fark iki sistemin kullanım biçimini de ayırıyor. A+ birliğin hemen üzerinde dolaşan alçak tehditleri, O+ ise bataryanın koruduğu alanın dışından gelen daha yüksek ve daha uzak hedefleri karşılamaya odaklanıyor.

Sistemin gözleri ve beyni, yani radar ve atış kontrol

Füze bir hava savunma sisteminin yalnızca görünen yüzü. Hedefi bulan, sınıflandıran ve füzeyi yönlendiren zincir en az füze kadar belirleyici. HİSAR-O+ tarafında bu zincirin önemli halkası ASELSAN’ın KALKAN hava savunma radarı. Kaynaklara göre KALKAN üç boyutlu arama ve takip görevi yapıyor, HİSAR-O+ füzelerinin orta safha güdümü için gereken veriyi de sağlıyor. KALKAN-II ise hava erken ihbar ve komuta kontrol sisteminin (HERİKKS) ana arama radarı olarak anılıyor.

Bu yapı füzeyi tek başına bir ürün olmaktan çıkarıyor. Füze, radar ve komuta kontrol birimi tek bir ağın parçası. Radar hedefi gösterdiğinde atış kontrol ünitesi uygun fırlatıcıyı seçiyor, füze çıkışından sonra radar verisiyle hedefe yaklaştırılıyor ve son safhada arayıcı başlık devreye giriyor. Bu mantık, Türkiye’nin savunma elektroniği birikimi olmadan kurulamazdı.

Mevcut sistemlerle karşılaştırıldığında HİSAR’ın konumu ne?

Orta menzilli hava savunmada dünya çapında birkaç yaygın örnek var. Norveç ve ABD’nin NASAMS’ı, Almanya’nın IRIS-T SLM’si, ABD’nin I-HAWK sistemi bunların başında geliyor. HİSAR-O+ ve HİSAR-RF bu kuşakta yerli bir seçenek sunuyor. En belirgin avantaj, füze, radar ve komuta kontrolün aynı ülkede üretilmesi. Yedek parça, yazılım güncellemesi ve entegrasyon kararları dışarıdan izin beklemiyor.

Yerlilik, her zaman daha iyi performans anlamına gelmez. Menzil ve irtifa rakamları ilk bakışta rekabetçi görünse de, bir sistemin gerçek değeri çoklu hedef altında, karıştırma ortamında ve uzun süreli kullanımda anlaşılır. Bu tür verilerin büyük kısmı kamuya açık değil. HİSAR’ın NASAMS ile farklarını ele alan ayrı bir İngilizce yazımız var, orada iki sistemin tasarım felsefeleri yan yana konuyor.

Neden alçak ve orta kuşak bu kadar önem kazandı?

Son yıllarda çatışmaların seyri, hava savunmasının en büyük yükünün artık pahalı füzelerle uçaklara karşı değil, çok sayıda ucuz tehdide karşı olduğunu gösterdi. Küçük insansız hava araçları, dolaşan mühimmat ve seyir füzeleri, uzun menzilli bir bataryayı sürekli meşgul etmeye yetebiliyor. Bu tehditleri karşılamak için sayıca bol, görece ucuz ve hareketli bir orta kuşak şart.

HİSAR ailesinin tasarım hedefleri bu ihtiyaçla örtüşüyor. HİSAR-A+ ve HİSAR-O+, ROKETSAN’ın tarif ettiği hedef listesinde insansız hava araçlarını ve seyir füzelerini de sayıyor. Yine de tek bir füzenin her ucuz tehdide harcanması maliyet açısından sürdürülebilir değil. Bu nedenle top tabanlı sistemler, elektronik harp ve karşı-İHA çözümleri HİSAR’ın yanında ayrı bir katman olarak düşünülüyor.

Türkiye’nin hava savunma mimarisinde HİSAR’ın sorumluluğu şu cümleyle özetlenebilir: kısa menzilin üstünde, uzun menzilin altında kalan boşluğu yerli füzelerle kapatmak. Bu işin envanterde ne kadar hızlı çoğalacağı, seri üretim takviminin sahada nasıl işleyeceğine bağlı.

Dikkat edilmesi gereken bir nokta, kamuya açık rakamların kaynağa göre değişmesi. ROKETSAN HİSAR-O+ için 25 kilometre ve üzeri önleme menzili verirken, bazı yayınlar RF arayıcılı sürüm için 35 kilometreyi geçen değerlerden söz ediyor. İrtifa rakamları da kaynaktan kaynağa 10 ile 15 kilometre arasında oynuyor. Bu yüzden menzil ve irtifa karşılaştırması yaparken üreticinin resmî açıklamasını esas almak, diğer rakamları ise “aktarılan” olarak okumak daha sağlıklı. Resmî föylerin ayrıntısı arttıkça bu tablo netleşecek.

HİSAR deniz ve hava platformlarına uzanıyor mu?

Aile kara ile sınırlı kalmayacak gibi görünüyor. Basında aktarılan bilgilere göre HİSAR füzelerinin dikey atışlı deniz sürümleri ve Hava Kuvvetleri entegrasyonu üzerinde çalışılıyor. Büyük harp gemilerinin bölgesel hava savunması ise ayrı bir konu ve SİPER tarafına yaslanıyor. Bu entegrasyonların takvimi ve kapsamı resmî kaynaklarda henüz ayrıntılı biçimde yer almıyor.

Kısacası HİSAR, Türkiye’nin hava savunmasında en çok ihtiyaç duyulan yerde duran sistem: ne ucuz ve kısa menzilli bir çözüm, ne de pahalı ve sayıca sınırlı bir uzun menzilli batarya. Envanterdeki yaşlı sistemlerin yerini almaya başlaması, önümüzdeki yıllarda bu kuşağın gerçek sayısını da ortaya çıkaracak.

Defense Türkiye Newsroom Tüm Yazılar

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar