Türk Savunma Sanayii Şirketleri Hangi Alanlarda Üretiyor
Türkiye’nin savunma ve havacılık ihracatı 2025’i yaklaşık 10 milyar dolarla kapattı. 2026 yazına gelindiğinde son 12 aylık toplam 11,2 milyar dolara çıkmıştı. Bu rakamların arkasında tek bir dev şirket yok; elektronikten tersaneye, füzeden tabancaya kadar iş bölümü yapmış yüzlerce üretici var.
Peki bu tabloda kim ne üretiyor? ASELSAN’ın radarla, Baykar’ın insansız hava aracıyla anıldığını çoğu okur bilir. Ama zırhlı aracı kimin yaptığı, savaş gemisinin hangi tersaneden çıktığı, motor sorununu kimin çözmeye çalıştığı çoğu zaman karışır. Bu rehber, türk savunma sanayii şirketlerini alan alan ele alıyor ve her alandaki iş bölümünü anlatıyor. Amaç bir katalog çıkarmak değil; kimin hangi işte ağırlık taşıdığını, alanların birbirine nasıl bağlandığını göstermek.
Sektörün 2026 Tablosu Ne Söylüyor
Defense News’un 2026 Top 100 listesinde beş Türk şirketi yer aldı; beşinin 2025 savunma cirosu toplamı 14,9 milyar dolar. ASELSAN üç basamak yükselip 40’ıncı sıraya çıktı ve 4,46 milyar dolarlık savunma geliri açıkladı. TUSAŞ 3,65 milyar dolarla 48’inci, ROKETSAN 2,37 milyar dolarla 64’üncü, MKE 1,42 milyar dolarla 81’inci sırada. Listenin sürprizi ise 53’üncü sıradan ilk kez giren ARCA Savunma oldu; şirketin savunma geliri bir yılda dört kattan fazla artarak 3 milyar doları aştı.
Baykar bu listede yok, çünkü finansal verilerini Defense News ile paylaşmıyor. Şirketin ihracat ağırlıklı iş hacmi düşünüldüğünde Türkiye’nin gerçek tablosu listedekinden daha büyük.
İhracat tarafında 2025, yüzde 48 büyümeyle 10,05 milyar dolarlık rekor yıl oldu; 2024’te bu rakam 7,1 milyar dolardı. Yalnızca 2025 Aralık ayında 2,5 milyar doları aşan sevkiyat, sektör tarihinin en yüksek aylık ihracatı olarak kayda geçti. 2026 Temmuz itibarıyla son 12 aylık ihracat 11,2 milyar dolara ulaştı ve bunun yaklaşık yüzde 56’sı NATO ülkelerine gitti. 2025’te imzalanan yeni satış ve ihracat sözleşmelerinin toplamı ise 17,8 milyar doları buldu. Yani sektörün önümüzdeki yıllardaki iş yükü şimdiden bağlanmış durumda.
Savunma Elektroniğini Kim Üretiyor
Alanın açık ara en büyük oyuncusu ASELSAN. 1975’te kurulan, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’nın çoğunluk hissedarı olduğu şirket; radar, elektronik harp, elektro-optik, askeri haberleşme ve hava savunma sistemlerinin neredeyse tamamında ana yüklenici. KORKUT’tan GÜRZ’e hava savunma ailesinin elektronik omurgası da, fırkateynlerin radar ve harp yönetim sistemleri de buradan çıkıyor. Türkiye’nin katmanlı hava savunma mimarisi Çelik Kubbe’nin sistem entegratörlüğü de ASELSAN’a verildi; bu görev, şirketi önümüzdeki on yılın en büyük programlarının merkezine yerleştiriyor. Şirket 2026’nın ilk yarısını da rekor büyümeyle kapattı ve Oğulbey’de kurduğu yeni teknoloji üssüyle üretim kapasitesini genişletiyor.
HAVELSAN aynı ekosistemin yazılım ayağı. Komuta kontrol sistemleri, MİLGEM gemilerinde kullanılan ADVENT harp yönetim sistemi, uçuş simülatörleri ve siber güvenlik çözümleri şirketin ana iş kalemleri; simülatör tarafında şirket uzun süredir ihracat da yapıyor. Ankara merkezli Meteksan Savunma daha niş alanlarda çalışıyor: Retinar çevre gözetleme radarları, KEMENT veri linki ve sualtı akustik sistemleri portföyün öne çıkanları; Akıncı’da kullanılan MİLSAR sentetik açıklıklı radar da şirketin ürünü. CTech ise uydu haberleşme modemleri ve veri linki teknolojileriyle özellikle insansız sistemlerin haberleşme katmanında konumlanmış durumda.
Hava Platformlarında İki Farklı Model
Türkiye’nin havacılık üretimi iki farklı şirket modelinin üzerinde duruyor. Devlet sermayeli TUSAŞ, geniş ürün yelpazesiyle klasik bir havacılık ana yüklenicisi: beşinci nesil savaş uçağı KAAN, jet eğitim uçağı Hürjet, Hürkuş, Gökbey genel maksat helikopteri, T129 ATAK ve ANKA ile Aksungur insansız hava araçları aynı çatının altında geliştiriliyor. KAAN, Şubat 2024’teki ilk uçuşunun ardından seri üretim hazırlığına girdi; Endonezya ile imzalanan 48 uçaklık anlaşma, programın daha hizmete girmeden ihracat müşterisi bulduğu anlamına geliyor. Şirket ayrıca Airbus ve Boeing için yapısal parça üreten büyük bir sivil havacılık tedarikçisi.
Baykar ise özel sermayeli, özkaynakla geliştirme yapan ve gelirinin büyük bölümünü ihracattan kazanan farklı bir model. Bayraktar TB2 dünyanın en çok ihraç edilen silahlı insansız hava araçlarından biri haline geldi; taarruzi insansız hava aracı Akıncı ve jet motorlu Kızılelma ile şirket üst segmente taşındı. 2025’te İtalyan uçak üreticisi Piaggio Aerospace’i satın alan Baykar, Leonardo ile insansız sistemler alanında kurduğu ortaklıkla Avrupa pazarına da yerleşmeye başladı. İki Türk şirketinin rekabeti zaman zaman tartışma konusu olsa da pratikte pazarın farklı dilimlerinde çalışıyorlar.
Füze ve Güdümlü Mühimmatta Üç Merkez
Füze denince akla ilk gelen isim ROKETSAN. HİSAR ve SİPER hava savunma füzeleri, ATMACA gemisavar füzesi, TAYFUN kısa menzilli balistik füze, Cirit ve UMTAS güdümlü mühimmat aileleri şirketin üretim hattında. 2025’te tanıtılan TAYFUN Blok-4 ile şirket hipersonik füze alanına da adım attı. SİPER gibi büyük programlarda ASELSAN ve TÜBİTAK SAGE ile birlikte çalışıyor; bu üçlü yapı, Türkiye’nin hava savunma füzelerinde arayıcı başlıktan itki sistemine kadar dışa bağımlılığı azaltmasının da formülü.
TÜBİTAK SAGE bir şirket değil araştırma enstitüsü, ama ürünleri doğrudan envantere giriyor: SOM seyir füzesi, HGK ve KGK güdüm kitleri, GÖKDOĞAN ve BOZDOĞAN hava-hava füzeleri buradan çıktı. MKE ise sektörün en eski kuruluşu; top, namlu ve her çapta mühimmat üretiminin ana merkezi. 2021’de anonim şirkete dönüşen MKE, Defense News listesindeki yerini de büyüyen mühimmat talebine borçlu; savunma geliri 2025’te yüzde 18 arttı.
Zırhlı Araçları Hangi Fabrikalar Çıkarıyor
Kara araçlarında tablo kalabalık, çünkü Türkiye’de bu alanda birbirine rakip birden fazla güçlü özel üretici var. BMC, Altay ana muharebe tankının seri üretim sorumlusu; Kirpi mayına karşı korumalı aracı ve Vuran ile taktik araç segmentinde de üretim yapıyor. Nurol Holding ile BAE Systems ortaklığındaki FNSS, hem paletli hem tekerlekli platformlarda uzman: PARS ailesi, KAPLAN orta ağırlık tankı ve deniz piyadesi için geliştirilen amfibi ZAHA şirketin imzasını taşıyor. FNSS’in Umman, Malezya ve Filipinler gibi pazarlara yaptığı satışlar, Türk kara araçlarının ihracat kabiliyetini erken dönemde kanıtlayan işler arasındaydı.
Koç Grubu bünyesindeki Otokar, Cobra ailesiyle dünya çapında bilinirlik kazandı; Arma II 8×8 zırhlı muharebe aracı şirketin yeni nesil vitrin ürünü. Nurol Makina’nın Ejder Yalçın’ı ihracatta öne çıkan platformlardan; Macaristan ordusu aracı Gidrán adıyla envanterine aldı ve ülkede yerel üretim hattı kuruldu. Katmerciler ise Hızır taktik aracının yanında silahlı insansız kara aracı UKAP ile farklı bir alana girdi. Bu çeşitlilik ihaleden ihaleye sertleşen bir iç rekabet yaratıyor, ama ihracat pazarında Türkiye’ye her segmentte teklif verebilen bir portföy kazandırmış durumda.
Tersanelerde İş Nasıl Bölüşülüyor
Deniz tarafında iş bölümü tasarım, inşa ve program yönetimi arasında dağılıyor. STM, MİLGEM korvet ve fırkateynlerinin tasarım ve entegrasyon süreçlerinde kilit rol oynadı; Pakistan’a satılan MİLGEM korvetlerinin programında da ana yüklenici oldu. Şirket ayrıca Kargu kamikaze insansız hava aracının üreticisi ve STM500 sınıfı küçük denizaltı projesiyle yeni bir alana giriyor. MİLGEM’in fırkateyn evrimi olan İstanbul sınıfı, programın askeri tersanelerle özel sektörü buluşturan yapısını gösteriyor.
Milli Savunma Bakanlığı’nın şirketi ASFAT, askeri fabrika ve tersanelerin üretim kapasitesini ihracata açıyor; Pakistan MİLGEM programı bunun en görünür örneği. Özel tersanelerden Dearsan, Türk Deniz Kuvvetleri için Hisar sınıfı açık deniz karakol gemilerini inşa etti ve Nijerya başta olmak üzere ihracat pazarında yer edindi. Sefine Tersanesi, Türk Deniz Kuvvetleri’nin lojistik destek gemisi TCG Derya’yı inşa etti. Anadolu Tersanesi (ADİK) ise çıkarma gemileri ve yardımcı sınıf platformlarda uzmanlaşmış durumda; amfibi hücum gemisi TCG Anadolu’yu inşa eden Sedef Tersanesi ile birlikte bu tablo, özel tersanelerin donanma programlarındaki ağırlığını gösteriyor. Sıradaki büyük iş belli: TF-2000 hava savunma muhripleri ve MUGEM uçak gemisi, tersanelerin önümüzdeki on yılını dolduracak iki program olarak öne çıkıyor.
Motor Sorununu Kim Çözüyor
Sektörün en kritik darboğazı güç grubu. TEI bu alandaki en somut ilerlemenin sahibi: TS1400 turboşaft motoru Gökbey helikopteri için geliştirildi, PD170 dizel havacılık motoru Aksungur’da uçuyor, TJ300 ise füze sınıfı turbojet ihtiyacını karşılıyor. Şirket, KAAN için tasarlanan TF35000 turbofanını geliştirdiğini açıkladı; aynı hedefe yönelik TRMotor da SSB çatısı altında motor geliştirme programlarında görevli. Milli muharip uçağın seri üretim takvimi büyük ölçüde bu motor çalışmalarının hızına bağlı.
Kara araçlarında TÜMOSAN dizel motor üretimiyle konumlanıyor; BMC’nin motor şirketi BMC Power ise Altay tankının yerli güç grubu BATU’yu geliştirdi. Bu hatların ortak hedefi aynı: platform ihracatının önünde lisans engeli bırakmamak. Geçmişte Altay’ın seri üretimini geciktiren, TB2’nin motorunda krize yol açan ihraç lisansı sorunları, motorun sektör için neden bir yan başlık değil ana gündem olduğunu yeterince anlatıyor.
Hafif Silahta Samsun ve Düzce Damgası
Hafif silah üretimi Ankara’nın tekelinden çıkalı çok oldu. MKE hâlâ piyade tüfeği MPT-76’nın ve askeri kalibrelerin ana üreticisi, ama pazarın ihracat yükünü iki özel şirket taşıyor. Samsun Yurt Savunma’nın CANiK markası, TP9 tabanca ailesiyle ABD sivil pazarında ciddi bir pay aldı ve M2 QCB ağır makineli tüfek üretimiyle askeri segmente genişledi. Düzce merkezli Sarsılmaz ise tabanca ve tüfek portföyünü onlarca ülkeye ihraç ediyor ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne tabanca tedarik eden şirketler arasında. Bu iki üreticinin ABD ve Avrupa sivil pazarlarındaki varlığı, savunma ihracatının sadece devletten devlete satışlardan ibaret olmadığını gösteren az sayıdaki örnekten.
Yükselen Şirketler Nerede Konumlanıyor
Sektörün alt katmanında, büyük ana yüklenicilerin gölgesinde hızlı büyüyen bir KOBİ kuşağı var. Ukrayna savaşının şekillendirdiği FPV kamikaze dron pazarında 2024’te üretime başlayan Skydagger, şirket açıklamalarına göre kısa sürede 14 ülkeye on binlerce adet ihracat gerçekleştirdi. Titra, insanlı hafif helikopterleri insansız hale getirdiği Alpin ile başladığı yolculuğunu otonom uçuş teknolojileri üzerine kurdu. Altınay, hareket kontrol sistemleri, silah kuleleri ve robotik üretim teknolojileriyle birden fazla büyük programın tedarik zincirinde yer alıyor. Repkon ise mühimmat üretim hatları kuran bir makine üreticisi olarak farklı bir kulvarda ilerliyor; şirketin ABD’de 155 milimetrelik top mühimmatı üretimine yönelik tesis yatırımı, Türk savunma yatırımının yurt dışına açılması bakımından dikkat çekici bir örnek.
Defense News listesine 3 milyar dolarlık ciroyla bir anda giren ARCA Savunma örneği, bu alt katmandan ne kadar hızlı şirket çıkabileceğini gösteriyor. KAAN’ın seri üretimi, TF-2000 hava savunma muhripleri ve büyüyen mühimmat siparişleri önümüzdeki dönemde bu tedarik zincirini daha da genişletecek; 2025’te imzalanan 17,8 milyar dolarlık yeni sözleşme hacmi, işin şimdiden hangi ölçeğe taşındığının en net göstergesi.