ASELSAN Ambargodan Doğan Bir Vakıf Şirketinden Savunma Elektroniği Devine Nasıl Dönüştü

ASELSAN Ambargodan Doğan Bir Vakıf Şirketinden Savunma Elektroniği Devine Nasıl Dönüştü

Türkiye’nin savunma sanayiinde en çok anılan isimlerden biri, 1975’te Ankara’da kurulan ASELSAN. Bugün radar, elektronik harp, elektro-optik, haberleşme ve hava savunma alanlarında ürün çıkaran şirket, yarım asrı aşkın geçmişinde küçük bir askerî elektronik girişiminden dünya sıralamasında yer alan bir savunma devine dönüştü.

Bu yazı, ASELSAN’ın nasıl kurulduğunu, hangi teknoloji alanlarında büyüdüğünü ve son yıllarda rakamların neden bu kadar konuşulduğunu kaynaklı verilerle anlatıyor.

Alan Bilgi
Kuruluş 1975, Ankara
Genel merkez Ankara (Macunköy tesisleri)
Ana hissedar Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı (TSKGV)
Borsa Borsa İstanbul, ASELS
Genel müdür Ahmet Akyol
Çalışan sayısı 12.014 (2024, aktarılan)
2024 geliri Yaklaşık 3,48 milyar dolar (aktarılan)
Ana faaliyet alanları Radar, elektronik harp, elektro-optik, haberleşme, güdüm, hava savunma, mikroelektronik

ASELSAN Neden ve Nasıl Kuruldu?

Şirketin doğuş hikâyesi, 1970’lerin ortasındaki Amerikan silah ambargosuyla iç içe. Kıbrıs Barışı Harekâtı sonrasında Türkiye’ye uygulanan ambargo, Silahlı Kuvvetlerin haberleşme ve elektronik ihtiyacını yurt dışına bağımlı tutmanın riskini açıkça ortaya koydu. Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı bu boşluğu doldurmak için 1975’te ASELSAN’ı kurdu.

İlk yıllarda hedef mütevazıydı. Askerî telsiz ve haberleşme ekipmanını yurt içinde üretmek, bakım ve yedek parça bağımlılığını azaltmak. Üretim 1979’da Macunköy’deki tesislerde başladı. Bugün hâlâ şirketin merkez üssü olan bu kampüs, onlarca yıl boyunca mühendislik ve üretimin aynı çatı altında toplandığı yer oldu.

Vakıf yapısı, ASELSAN’ı klasik bir devlet kuruluşundan ayıran unsurlardan biri. Hisselerin ağırlıklı kısmı vakıfta, bir bölümü ise borsada işlem görüyor. Bu model, şirketin hem kamu önceliklerine hem de sermaye piyasası disiplinine bağlı çalışması anlamına geliyor. Türk savunma sanayiinin genel yapısını merak edenler için Türk savunma sanayii şirketleri rehberi ASELSAN’ı sektör içindeki yerinde gösteriyor.

Şirket Hangi Alanlarda Üretim Yapıyor?

ASELSAN’ın faaliyetleri beş iş sektöründe toplanıyor. Haberleşme ve bilgi teknolojileri, mikroelektronik, güdüm ve elektro-optik, radar ve elektronik harp, savunma sistemleri teknolojileri ile ulaştırma, güvenlik, enerji ve otomasyon sistemleri bu sektörlerin başlıkları. Her sektörün içinde onlarca ürün ailesi var.

Radar

Radar, ASELSAN’ın en görünür alanlarından biri. Hava savunma, deniz platformları ve hava araçları için arama, takip ve atış kontrol radarları geliştiriliyor. Gölbaşı’nda 2015’te açılan Radar ve Elektronik Harp Teknoloji Merkezi, bu çalışmaların önemli bir kısmının yürütüldüğü tesis olarak aktarılıyor. Aktif elektronik taramalı dizin (AESA) teknolojisinin yerlileştirilmesi ayrı bir yazının konusu; Türkiye’nin AESA radarlarını nasıl geliştirdiğini anlatan yazıda ayrıntılı bulabilirsiniz. Ülkedeki radar üreticilerinin genel haritası için Türkiye’nin radarlarını kimlerin ürettiğini anlatan derleme da faydalı.

Elektronik harp

Elektronik destek, elektronik taarruz ve karıştırma sistemleri, şirketin ikinci büyük kozu. Gemi, uçak ve kara platformları için geliştirilen sistemler bu alanda yer alıyor. Radar ile elektronik harbin aynı sektör altında yönetilmesi, iki teknolojinin ortak donanım ve yazılım birikimini kullanmasına imkân tanıyor. KORAL ailesi bu alanın bilinen örneklerinden biri; ürünün teknik çerçevesi KORAL II sistemi üzerine yazıda işleniyor.

Elektro-optik ve güdüm

Termal kameralar, hedefleme başlıkları, lazer sistemleri ve güdüm kitleri, ASELSAN’ın elektro-optik tarafını oluşturuyor. İnsansız hava araçlarından zırhlı araçlara kadar birçok platformda bu sensörler kullanılıyor. Ortak nokta, platformun “gözü” olmaları ve yerli ana yüklenicilerin yabancı sensöre bağımlılığını azaltmaları.

Haberleşme ve hava savunma

Şirketin çıkış noktası olan telsiz ve haberleşme sistemleri bugün de gelirin önemli bir parçasını oluşturuyor. Hava savunma tarafında ise ASELSAN, Çelik Kubbe kapsamındaki çok katmanlı mimarinin sensör, komuta kontrol ve silah bileşenlerinde yer alıyor. Sistemlerin birbiriyle ilişkisini Çelik Kubbe’de hangi sistemin hangi tehdidi karşıladığını anlatan rehber özetliyor.

Teknoloji Bağımsızlığı İçin Hangi Yatırımlar Yapıldı?

Elektronik sistemlerin belirleyici unsuru mikroelektronik. ASELSAN bu nedenle 2014’te Bilkent Üniversitesi ile birlikte Türkiye’nin ilk ticari çip fabrikasının kuruluşuna ortak oldu. Amaç, özellikle radar ve haberleşme sistemlerinde kullanılan yarı iletkenlerin yurt içinde üretilmesi ve ithalat kısıtlamalarına karşı esneklik kazanılması.

Yerli çip üretiminin kapasitesi ve hangi ürünlerde fiilen kullanıldığı konusunda şirketin açıklamaları ile bağımsız değerlendirmeler her zaman örtüşmüyor. “Tamamen yerli” ifadelerine bu yüzden dikkatle yaklaşmak gerekiyor.

2022’de Hava Savunma Test ve Entegrasyon Merkezi’nin faaliyete geçtiği aktarılıyor. 2025’te ise Ankara’daki Oğulbey Teknoloji Üssü için temel atma çalışmaları başladı. Yaklaşık 1,5 milyar dolarlık yatırım olarak duyurulan tesisin, üretim kapasitesini büyük ölçüde artırması bekleniyor.

Rakamlar Ne Söylüyor?

2024’te ASELSAN’ın geliri yaklaşık 3,48 milyar dolar, net karı ise 441 milyon dolar civarında aktarıldı. Toplam varlıklar 7 milyar doların üzerinde. Şirket, Defense News’in küresel savunma şirketleri sıralamasında 48. basamakta yer alıyor.

2025 için basına yansıyan veriler, büyümenin hızlandığına işaret ediyor. Şirketin yaklaşık 180,4 milyar lira, yani yaklaşık 4 milyar dolar gelir elde ettiği, reel bazda yüzde 15 büyüdüğü aktarıldı. Sipariş portföyünün 2025 sonunda 20,4 milyar dolara ulaştığı belirtiliyor. Bu rakamlar şirket açıklamalarına dayandığı için denetlenmiş sonuçlarla birlikte okunmalı.

İhracat tarafında da tablo hareketli. 2025’te 272 ihracat sözleşmesi imzalandığı ve toplam değerin 2 milyar doları aştığı, bunun bir önceki yılın iki katından fazla olduğu aktarıldı. Yılın ilk dokuz ayında doğrudan ve dolaylı ihracat sözleşmelerinin 1,45 milyar dolara çıktığı, bunun geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 171 artış anlamına geldiği de bildirildi.

Sipariş tarafındaki en büyük kalemlerden biri hava savunma. Kasım 2025’te Çelik Kubbe projesinin genişletilmesi için HAVELSAN ve ROKETSAN ile birlikte yaklaşık 6,5 milyar dolarlık bir sözleşme imzalandığı aktarılıyor. Ağustos 2025’te ise yaklaşık 460 milyon dolarlık hava savunma sistemlerinin Türk Silahlı Kuvvetlerine teslim edildiği bildirildi. Bu sözleşmelerin ihale ve yönetim tarafı, Savunma Sanayii Başkanlığı’nın görev ve yetkileri çerçevesinde yürüyor.

Yurt Dışında Nerelerde Var?

ASELSAN’ın uluslararası varlığı yalnızca ihracatla sınırlı değil. Azerbaycan’da 1998’de, Ürdün’de 2012’de, Ukrayna’da 2020’de yerel yapılar kurdu; Kazakistan ve Suudi Arabistan’da da faaliyet gösteriyor. Bu yapıların kapsamı farklı. Kimi ürün satışı ve desteğe, kimi ortak üretim ve teknoloji iş birliğine dayanıyor.

Yurt dışı büyümenin dikkat çeken yönü, satışın yalnızca platform değil alt sistem düzeyinde de gerçekleşmesi. Sensör, radar, haberleşme ve elektronik harp paketleri, başka ülkelerin kendi platformlarına entegre edilebiliyor. Bu da şirketi tek bir ana ürüne bağımlı olmaktan koruyan bir çeşitlilik sağlıyor.

ASELSAN’ı Rakiplerinden Ayıran Ne?

Üç unsur öne çıkıyor. Birincisi, radar, elektronik harp, elektro-optik ve haberleşmenin aynı şirketin içinde olması. Bu, sensörden karar vericiye kadar zincirin büyük bölümünü tek ana yüklenici olarak sunabilmesini sağlıyor. İkincisi, Türk platformlarının büyük bölümünde, insansız hava araçlarından gemilere ve zırhlı araçlara kadar bir ASELSAN bileşeninin bulunması. Üçüncüsü ise mikroelektronik ve test altyapısına yapılan yatırımlar.

Zorluklar da var. Sipariş portföyünün büyümesi üretim ve mühendislik kapasitesine baskı yapıyor; Oğulbey gibi yatırımların gerekçesi bu. Yarı iletken ve bazı kritik bileşenlerde dış tedarik bağımlılığı tamamen ortadan kalkmış değil. İhracat pazarlarında ise çok sayıda uluslararası rakiple aynı anda yarışılıyor.

Önümüzdeki Yıllarda Nelere Bakmak Gerekir?

İzlenecek başlıklar net. Oğulbey Teknoloji Üssü’nün takvimi, Çelik Kubbe kapsamındaki teslimat hızı, yeni nesil platformlar için radar ve elektronik harp paketlerinin olgunlaşması ve ihracat sözleşmelerinin gerçek teslimata dönüşme oranı. Bunların her biri, bugünkü sipariş portföyünün gelire nasıl yansıyacağını belirleyecek.

ASELSAN 1975’te bir ambargonun yarattığı ihtiyaçtan doğdu. Bugün Türkiye’nin savunma elektroniğindeki en büyük yerli tedarikçisi; sonraki bölümün ne kadar hızlı yazılacağı, büyüyen sipariş defterini üretime çevirme becerisine bağlı.

Defense Türkiye Newsroom Tüm Yazılar

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar